AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Görücü Alımları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Androméda Monica Manoir
Admin / Uluslar Arası Sihirsel İşbirliği Dairesi Başkanı
Admin / Uluslar Arası Sihirsel İşbirliği Dairesi Başkanı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 1063
Yaş : 20
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/11/09

Hogwarts Wizard
Galleon:
100000/100000  (100000/100000)

MesajKonu: Görücü Alımları   Çarş. Şub. 17, 2010 7:22 pm

    Çok nadir bulunan bu yetenek çok değerlidir. İç göz yani kehanet yapabilme yeteneğidir. Bu yeteneğe sahip olanlara ise görücü denir. Bunu seçecek kişilerin kurgusuna ailesinden birinin görücü olduğunu eklemesi hoş olabilir (:

    1 Öğrenci 3 Yetişkin + Hogwarts'ın kehanet profesörü. Yeterli görülmeyen başvurular kabul edilmeyecektir.

    Aşağıdakileri cevaplamanız gerekmektedir. (:

    *Ad-Soyad.
    *Neden görücü olmak istiyorsun?
    *Kişisel özelliklerin?
    *Aile Geçmişin?
    *Rp geçmişin?
    +Bu yetenek hakkında kısa bir yazı. [Rpg, aile geçmişiniz.. gibi şeyler. Lütfen kısa yazıp bırakmayın, bir fayda sağlamayacaktır size.


    -Yapacağınız kehanetlerin biraz değişimede uğrasa gerçekleşeceğini unutmayın (:

_________________
Dark does not always evil, as light does not always bring good.

# Androméda Monica Manoir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hogwartswizard.express-forum.net/karakter-kartlar-f31/m-i
Elizabeth Emerson
Ravenclaw VII. Sınıf Öğrencisi
 Ravenclaw VII. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 30
Yaş : 22
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 28/03/10

Hogwarts Wizard
Galleon:
4500/100000  (4500/100000)

MesajKonu: Geri: Görücü Alımları   Ptsi Nis. 05, 2010 4:26 pm

Ad&Soyad: Elizabeth Emerson.
Neden Görücü? Bilgiye açım, ama öğrenemeyeceğim şeyler de var. Gelecekte neler olacağını bilmeyi istemişimdir hep, zaten hangimiz istemez ki? Analitik düşünceyle olasılıklar azaltılabilir belki ama asla tahmin edemeyeceğim küçük değişkenler, bir olayın akışını tamamen değiştirebilir. Ayrıca, kehanetin kendi içinde bir mantığı var ve bunu seviyorum. Kehanetler arasındaki bağlantıları bulmak, onlara güvenmek, kesinlikle zeka gerektiren işler ama bunun gerektirdiği zeka, aritmetik zekadan daha farklı bence. Açık fikirli olmanız lazım.
Kişisel Özellikleri: İnsanlara zaman zaman kaba davrandığımın farkındayım ama özümde iyiyim. Sanırım. Zekayı önemsiyorum, zeki olduğum için de gurur duyuyorum ve benden daha az zeki olanlara biraz tepeden bakıyorum gerçi ama bunu düzelmeye çalışıyorum, gerçekten. Sinirlendiğimde, normalde yapmayacağım şeyleri yaptığım oluyor ancak kendime geldiğimde vicdanımla en sertinden bir tartışmaya giriyorum. Kızmam kolaysa da panik olmam epey zordur, en umutsuz anlarda bile sakinliğimi koruyabilirim. Tavırlarım çoğunlukla rahattır, pek kibar olduğumu söyleyemem. Kendime güvenirim, gereğinden fazla hatta. Hazırcevaplığımla övünürüm ve mümkün olduğu kadar çok bilgiyle silahlanmayı severim.
Aile Geçmişi: Anlatmaya babaannemle dedemden başlayayım hadi. İspanyol – İngiliz melezi Agustina Augustine, babaannemdi ve bu cadı, Fransız kökenli bir Kanadalı olan dedem, Edison Emerson’la evliydi. Emerson çifti, benim gibi, okumaya, tılsım başta olmak üzere de çeşitli dallarda araştırma yapmaya meraklıydı. Birkaç büyü bulmuşlar ve birkaç defa da Merlin nişanına aday gösterilmişlerdi. Başarılarına rağmen aile hayatlarını da ihmal etmemeyi başarmışlar, adları Eleanoré ve Emmanuelle olan iki kız; Edgar adında da bir oğul sahibi olmuşlardı. Eleanoré ve Emmanuelle, küçüklüklerinde bile anne babalarının izlerinden gidiyordu ancak Edgar, bu çiftin çocuğuymuş gibi davranmıyordu hiç. Derslerini pek önemseyen, epey de yaramaz olan büyücü, quidditchte çok başarılıydı ancak bu, Agustina - Edison çiftinin çocukları için isteyebilecekleri kariyerden epey uzaktı. Edgar anne babasını kırmamaya çalıştıysa da, quidditch oynarken, bir çok şeyin yanında bir menajer de olan Dougal tarafından keşfedilince evden kaçtı. Birkaç başarılı takımda uzun bir süre oynadı. Bu sırada, bir konsolosluktaki bir partide annemle, Henrietta Harlow’la tanıştı. Henrietta, yani annem, anne tarafından görücülere dayanan bir soydan geliyordu ve İrlanda kökenli bir Amerikan’dı. Evlendiler, birkaç yıl sonra ilk çocukları, yani ağabeyim Emerald doğdu; onu da iki yıl farkla ben izledim. İkimizin de vaftiz babası, babamın menajeri ama ondan da öte dostu olan Dougal’dı. Edgar, Henrietta’yı çocuklarından daha çok seviyordu ancak annem, bizimle hep daha çok ilgilenirdi. Yine de ikisi hakkındaki anılarım da pek net değil çünkü annem, denediği bir tılsımın geri tepmesiyle öldüğünde dokuz yaşındaydım. Bu, ağabeyimle hayatımızı kökünden değiştirdi. Babam bize bakmayı deneyebilirdi ancak o, Henrietta’nın ölümüne dayanamayıp intihar etmeyi tercih etti. Vesayetimizin bir kısmını hiç evlenmemiş halamlara ama daha büyük bir bölümü Dougal’a verdiler. Neredeyse her yerde tanıdıkları olan, sürekli gezen, ellilerinin başında olmasına rağmen korkunç yakışıklı, müzmin bekar olan bu büyücüyle beraber yaşıyoruz uzun bir süredir. Dougal epey zengin ve bizden bir şey esirgemiyor, ama ağabeyim Emerald, ondan hiç hoşlanmıyor. Dougal’ın neden bize göz kulak olduğunu pek bilmiyorum ama ağabeyimin, üstünde düşünmeyi bile istemediğim, Dougal’ın bir eşcinsel olup uzun yıllar babamı sevdiğiyle ilgili bir teorisi var ki onun, Dougal’dan hoşlanmama sebebi de işte bu teori. Eh, bu umurumda değil, Dougal’ı, kendi babamı gördüğümden daha çok baba gibi görüyorum. Yılın bir kısmında da, işleriyle evli halalarım Emmanuelle ve Elanoré’da kalıyoruz. Amatör bir koleksiyoncu olan Dougal’ın kitaplarını kurcalamak ne kadar eğlenceliyse, halalarımın tılsım ve iksir üzerindeki çalışmalarını kurcalamak o kadar eğlenceli benim için.
RP Geçmişi: Vuhuv. *-* Temiz iki yıl var, evet. *-*
~*~


Sarı saçları dalgalanırken, tam zamanında eğilerek başının üstünden geçen yumuşak toptan kurtulmayı başardı Elle. Yumuşak olabilirdi ancak çarptığında gerçekten acıtıyordu. On beş yaşında olmasına rağmen oynadığı bu oyunu da önemsiyordu ayrıca, ağabeyinin onu yenmesine izin vermeyecekti. Yakan topun kurallarını değiştirip iki kişinin oynayabileceği bir şekilde düzenlemişti iki kardeş ve bu oyunu yıllardır oynarlardı. Bu oyunu oynamaya en elverişli mekan, kitaplıkların arkasında kaybolmanın kolay olduğu, vasileri olan vaftiz babalarının çalışma odasıydı. O gün de odadaydılar, oyunları berabereydi, ikisinin de tek bir canı kalmıştı ve Elle de, az önce ona gelen bir toptan kaçabilmişti. Ayağa kalkınca başının bir hareketiyle, gözünün önüne gelen saçları geriye atıp gri gözlerini yumarak dil çıkardı karşısında duran ağabeyine. Cadınınkilerle aynı gözlere sahip büyücü, yüzüne pis bir sırıtış yerleştirirken gözlerinde bir şimşek çakan Elle, bir kez daha eğildi ve bu sefer, az önce ona nişan alınmış yumuşak bir topla beraber ayağa kalktı. Kolunun bütün gücüyle kırmızı topu karşısındaki büyücüye gönderirken küçük bir savaş narası attı. Ağabeyinin sırıtışının donmasını zevkle seyretti ancak büyücü, geriye doğru birkaç adım atsa da bir zarar görmeden, top da yerle temas etmeden topu durdurunca donan, onun gülümsemesiydi. Lanet olası ağabeyi can kazanmıştı! Siper alabileceği bir şey aradıysa da, düzeni bir labirenti andıran kitaplıklar bitmişti ve çalışma odasının en ucuna gelmişlerdi. Yeniden rafların arasında kaybolabilmesi için ağabeyi Emerald’ı atlatması gerekiyordu ki pek mümkün görünmüyordu bu. Bir hanımefendiden beklenmeyecek bir küfür mırıldandığını duyan büyücü, iyice sırıtıp ona yaklaşmaya başlayınca arkasına dönüp koşmaya başladı. Topun nerede olduğunu göremediği bu hareketin mantıklı olmadığına karar verip tekrar ağabeyine döndü yüzünü ve yavaş yavaş gerilemeye başladı. Elleri, vaftiz babasının masasının kenarlarını kavradığındaysa durdu.

Köşeye sıkışmıştı! Ağabeyiyle girdikleri iddia gereği, büyücünün dağınık odasını toplaması gerekecekti. Bir küfür daha savurmak için dudaklarını açtıysa da bunu başaramadı. Ani bir baş ağrısına gözlerinin kararması eşlik etti ve beynini saran uğultunun içinde kaybetti kendisini. Tutunarak dengesini sağlamaya çalıştığı masa, altındaki pahalı acem halısını iterek birkaç santim kaydığında, birisi kendi beyninden atmıştı sanki onu. Olayları dışarıdan izliyormuş gibiydi. Beyninde, kendi isminin geçtiği bir cümle yankılandı uğultunun arasında: "Çok komiksin, Elle!" Beynindeki basınç dayanılmaz bir hal alırken bu cümleyi bir şangırtı izledi. Bir cümle daha duydu ancak bunu kendisinin söylediğini, ancak dudaklarının kıpırdadığını hissettiğinde anladı.
“Vazoya dikkat et.” Uğultu geldiği hızla giderken derin bir nefes aldı ve gözlerini açtı çabucak. Nerede olduğunu hatırlayabilmesi için birkaç saniye geçmesi, tam karşısındaki Emerald’ı görebilmesi içinse bundan bile fazlası gerekti. Bilgiler cadının beynine doluşurken ağabeyi, bir anlık şaşkınlığın ardından yüzüne iyice yayılan bir sırıtışla konuştu: “Çok komiksin, Elle!” Duyduğu bu tanıdık cümle, zihninde bir kez daha yankılandı. Elle, şaka yapmadığını, bunun ciddi bir şey olduğunu ve o odadan hemen çıkacağını haykırmak istedi ancak onun yerine büyücünün, attığı topun ivmesini hızlandırmak için kolunu gerişini izledi. Büyücünün kolu, yavaş çekimde camı kırarken aralık dudaklarının arasından ıslığı andıran, halsiz bir çığlık attı cadı. Ağabeyinin yüz ifadesi değiştiyse de kolunun hareketini durduramamış olacak ki cam kırılmış muhafazanın içinde duran çini vazoya çarptı. Vazo ağır çekimde sallandı ve devrilip parçalara ayrıldı ancak vazonun ne kadar pahalı olduğunu bilmesine rağmen, cadının önemsediği aptal vazo değil, ağabeyiydi. Büyücünün yanına çabucak koşup hasarın ne kadar büyük olduğunu görmek için ağabeyinin kolunu aldı eline. Anatomi konusunda pek bir şey bilmiyordu ama kan, şanslarına, o kadar da büyük bir damardan geliyor olamazdı. Onun çığlık atmasına gerek kalmadan, kitap raflarının arasından asasıyla vaftiz babası Dougal’ın fırladığını fark etti. Büyücü, çabucak birkaç şifa büyüsü yaparken Emerald’ın, Dougal hakkındaki aptal teorisini unutacak kadar şaşkın göründüğünü düşündü. Kendisi de ondan geri kalmıyordu şaşkınlıkta, neydi şimdi bu? Kendisini ilk toparlayan ağabeyi olmuştu, genç büyücü, eskisi kadar sağlam duran kolunu nazikçe yine de rahatsız olduğunu belli ederek vaftiz babalarına bir soru sordu: “Doug, bizim ailede hiç görücü var mıymış?” Elle de kendini toparlamayı başarıp bu olasılığı düşündü vaftiz babası olumlu bir yanıt verirken. Eh, hiç de kötü bir yetenek sayılmazdı bu. Ağabeyinin yanında duran, tamamen unuttukları top çarptı gözüne. Dougal’ın yaptığı uzun açıklamayı dinleyen ağabeyine çabucak göz attı, onunla ilgilenmiyordu. Cam ya da porselen kırıklarıyla temas etmeden, yumuşak topu eline aldı. “Emerald!” diye seslendiğinde, büyücü başını hızla ona doğru çevirmişti. Büyücünün yüzündeki şaşkınlığı görünce kıkırdayan cadı, hızla büyücüye fırlattı topu.

_________________

"Some people say that I have the heart of a child, I do, it's in a jar on my desk."
~ Stephen King
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Francelly Marqués
Okul Müdürü Yardımcısı / Ravenclaw Bina Sorumlusu / Mitoloji Profesörü
 Okul Müdürü Yardımcısı / Ravenclaw Bina Sorumlusu / Mitoloji Profesörü
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 22
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 14/02/10

Hogwarts Wizard
Galleon:
100000/100000  (100000/100000)

MesajKonu: Geri: Görücü Alımları   Ptsi Nis. 05, 2010 5:45 pm

Kabul edildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Freja Marqués
Astronomi Prorfesörü / Banshee / Yoldaşlık Üyesi
Astronomi Prorfesörü / Banshee / Yoldaşlık Üyesi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 23
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 04/04/10

Hogwarts Wizard
Galleon:
0/100000  (0/100000)

MesajKonu: Geri: Görücü Alımları   Salı Nis. 06, 2010 1:55 am

Ad soyad: Freja Marques

Neden görücü olmak istiyorsunu?:İnsanın geleceğini bilebilmesi kadar mükemmel bir şey olduğunu düşünmüyorum. Belki değiştirebileceğimiz belki de sadece bilebileceğimiz olayların olması güzel bir şey. İnsanın zakasını kullanabilmesini sağlıyor. Olaylar arasındaki bağlatıyı çözebilmek ve sonucu elde edebilmek önemlidir.

Kişisel özellikleriniz: Aslında iyi biriyimdir. Zaten bu yüzden de yoldaşlığı seçmiş biriyimdir. İnsanlara yardım etmeyi severim. Ama bunu bir hobi yapmak hoşuma gitmez. Zeki olduğum söylenir. Ama insanın kendine göre fazla zeki olamadığı durumlar vardır. Ben de bu durumlarda duyguşarımla hareket etmemeye özen gösteririm. Çabuk sinirlendiğim zamanlar olabiliyor ama çabuk yatışan biriyimdir.

Aile geçmişin: Aile geçmişimi tam olarak bilmemekteyim aslında. Her zaman ailemden uzakta büyümüş biriyimdir. En çok ablamı tanıyorum. O da zaten şuanda sahip olduğum tek varlık diyebilirim. Annem ve babam her zaman iyilik adına mücadele etmiş kişiler oldular.''Gece kutsanmış bir yanlızlıktır.'' İşte bu tanım ailemi tam anlamıyla tanımlamaktadır. 13 yy. Da kurulmuş bir ailedi.Aile bireyleri birbirlerine bağlı olmuşalardır. Ailede sayılı da olsa özel yeteneğe sahip kişiler bulunmaktadır.Tam olarak hatırlamıyorum ama büyükannemde bir görücüydü.Ona fazla tanıyamamıştım fakat görücü olduğunu ve iyi bir görücü olduğunu biliyordum.(Aile kurgusu daha eklenmediği için fazla bilgi veremedim)

Rp geçmişin: 3 yıl oldu.

Bu yetenek hakkında kısa bir yazı:

Saat gece yarısını gösteriyordu.Günün yorgunluğu tam anlamıyla üstündeydi. Aslında çok fazla Bir şey yapmamasına rağmen kendini bir yük kamyonunun altında hissediyordu. Dışarıdaki korkutucu hava dinlenmesine engel oluyordu.Çakan şimşekler odayı her ne kadar aydınlatıyor olsa da içerisi hala karanlık bir karamsarlık içindeydi. Yağmur adeta camları dövüyordu. Bütün sinirini çıkarıyor ve ondan korkmasını istiyordu. Tam anlamıyla sıkıntılı bir geceydi. Freja derin bir uyku çekip bütün gün uyanmak istemiyordu. Genişce olan yatağına kendini bir hışımla attı.

Uyumaya çalışıyor fakat bir türlü uyuyamıyordu. İçinde kötü bir his olduğunun farkındaydı ama bunun ne olduğunu tam olarak bilmiyordu. Tam gözlerini kapatmıştı ki kendini başka bir yerde gördü. Şiddeti gürültü başının içinde sanki bir iş makinesi çalışıyormuş gibi hissettirdi. Aradan belki bir saniye geçmişti ki gözünün önündeki görüntü netleşmeye başladı. Kendi odasındaydı dışarıda hala yağmur yağıyordu ve Freja yatağına uzanmıştı. Kapı ani bir hışımla açıldı. Odaya giren arkadaşıydı. Öyle korkmuş bir vaziyette odaya girmişti ki suratı olan biteni açıklamaya yetiyordu. Kireç gibiydi suratı sanki bir inşaattan çıkmıştı. Arkadaşının odaya girmesiyle Freja yatağından ani bir hışımla kaltı. Gecenin bu yarısında arkadaşını odada beklememenin verdiği telaşla onun yanına koştu.''Hey Amelia neyin var senin böyle niye buradasın''Amelia sadece Freja'nın suratına bakıyordu. Korkmuştu kaskatı kesilmişti adeta. Yavaşça ağzından kelimeler dökülmeye başladı.''Freja hemen kaç buradan hemen''Freja olan biteni anlamamış bir vaziyette arkadaşına bakıyordu.''Neden kaçıyorum Amelia neler oluyo söyler misin?''Amelia'dan cevap almayı beklerken odanın kapısı bir kez daha hışımla açıldı.İçeriye giren iri yarı adamın kızgın olduğu her halinden anlaşılıyordu.''Bizden kaçamazsan Amelia'' dedi ve arkadaşını götürdü.Feja hiçbirşey yapamdı.Olduğu yerde kapana kısıldı adeta.

Odanın kapısının açılması Freja'yı daha da çılgın bir korkuya kapılmasına sebep oldu.Gelenin arkadaşı olduğunu görünce içindeki korku katlandı katlandı ve patlamaya hazır bir bomba misali oldu.Freja hiç düşünmeden arkadaşının yanına gitti.Bir yandan da daha demin olanlara anlam vermeye çalışıyordu.Freja söyleyeceği sözden korkmuştu.Çünkü söyleyeceği söz daha demin gördüğüydü ve anlamsız bir şekilde arkadaşına bakıyordu.''Freja hemen kaç buradan hemen'' dedi.İşte o anda Freja için zaman durmuştu.Olayların ne olduğuna anlam veremiyordu. Cümleleri kestiremiyordu. Kafasını kapıya doğru çevirdi olacaklardan haberdar bir şekilde kapının açılmasını bekledi.Elinden bir şey gelmiyordu.Odaya daha demin düşünde gördüğü adam girdi.''Bizden kaçamazsın Amelia'' dedi ve Amelia'yı alıp götürdü.Freja arkadaşının gitmesine mi üzüleceğini yoksa daha demin yaşadıklarına ne anlam vereceğini şaşırmıştı.

Çok geçmeden aklı başına gelmişti. ''Büyükannem'' dedi içinden.İşte o zaman gerçeğin farkına varmıştı.Ama çok geç kalmıştı. Freja'nın bir görücü olabileceği aklına gelmemişti. Veya daha demin gördüğünün bri görüş olabileceği. Kötü bir şekilde de olsa bir yeteneğinin olduğunu fark etmişti.
Not:Rp kötü oldu farkındayım gece gece bunu çıkarabildim ancak eğer beğenmezseniz başka bir tane daha gönderebilirim.Ayrıca renklendirme yapamadığım için kusura bakmayın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Androméda Monica Manoir
Admin / Uluslar Arası Sihirsel İşbirliği Dairesi Başkanı
Admin / Uluslar Arası Sihirsel İşbirliği Dairesi Başkanı
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 1063
Yaş : 20
Ruh Hali :
Kayıt tarihi : 06/11/09

Hogwarts Wizard
Galleon:
100000/100000  (100000/100000)

MesajKonu: Geri: Görücü Alımları   Salı Nis. 06, 2010 2:56 pm

Kabul edildi.

_________________
Dark does not always evil, as light does not always bring good.

# Androméda Monica Manoir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hogwartswizard.express-forum.net/karakter-kartlar-f31/m-i
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Görücü Alımları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Görücü Alımları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Animagus & Kurtadam Alımları
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» Boleyn Ailesi Alımları
» Banshee Alımları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Özel Yetenekler-
Buraya geçin: